AYDIN AĞAOĞLU: MAĞDURİYETLER TAZMİN OLMADIKÇA HAK İHLALLERİ SÜRECEKTİR

TÜKETİCİ Hakları Derneği Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, tüketicilerin haklarını korumak, bilinçlendirmek için neredeyse her gün bir televizyona, gazeteye çıkıyor. ‘Sabahın dördünde kalkıp insanların dertlerine derman olmaya çalışıyorum. ‘Tüketicinin Aydın abisiyim’ diyen Ağaoğlu, mağduriyetler tam tazmin olmadığı sürece tüketici hak ihlallerinin devam edeceğini söyledi.Tüketici Hakları Derneği Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, ‘Ailemle artık yabancı gibi olduk. Akşamları erken yatarım sabaha karşı da erken uyanırım. Uyandığımda ilk işim telefona bakmaktır. Gelen mesajlara bakarım. Benim yaptığım akıllı işi değil ama birilerinin bu işi üstlenmesi lazım. Hani denize bir çocuk atlamış boğulmak üzereymiş, adamın biri kurtarmış herkes alkışlamış çıktığında ‘ya beni kim itti’ diye aranıyormuş ya, artık benim durumum da öyle. İstesem de vazgeçemiyorum’ dedi.Özellikle sosyal medyayı çok kullandığını ifade eden Aydın Ağaoğlu, ‘Bakın, sosyal medyada twitter sayfamda sadece önceki gün çıktığım yayınlar bunlar.  Diyorlar ki,  ‘Haklarının peşinde koşmaktan yorulmuş ümidini kesmişken sizin yayınlarınızda yer vermenizle umudu yeşeriyor mücadele azmi geri geliyor’, ‘Tüketicinin Aydın abisi, 3 yaşında çocuğa anlatır gibi yapmanız gerekenleri anlatıyor. Artık ağlamayı bırakıp uygulamaya geçin’ yazıyorlar’ diye konuştu. Günlük yaşamda vatandaşların kendisini tanıdığını söyleyen Ağaoğlu, ‘Geçen gün marketteyim, hiç tanımadığım biri sanki kardeşimmiş gibi uzattı elini, ben de uzattım, ‘Sizi çok takdirle izliyorum’ dedi. Pazardayım, pazarcının biri geliyor ‘çok güzel şeyler anlatıyorsunuz’ diyor, sarılıyor’ dedi.’ÇALIŞANLARIMIN AYDIN ABİSİ OLDUM  BUGÜN DE TÜKETİCİNİN AYDIN ABİSİYİM’Ağaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Mağduriyetler tam tazmin olmadığı sürece tüketici hak ihlalleri devam edecektir. Ben her ne kadar sabahın dördünde kalkıp, ‘Bugün itiraz etmezse icra takibi kesinleşir’ diye insanların dertlerine derman olmaya çalışıyorum. Ben aslında masanın iki tarafında bulunmuş bir çalışanım. Okul hayatımın ardından iş gören olarak bir şirkete girdim. Daha sonra ambalaj üzerinde KOBİ ölçeğinde işletme kurdum. 100-150 kişiye kadar çalışanlarım oldu. Çalışanlarımın Aydın abisi oldum. Bugün de tüketicinin Aydın abisiyim’Bir yakının yaşadığı problemi anlatan Ağaoğlu, ‘Geçtiğimiz günlerde bir komşumuz 2000  liraya bir parfüm almış ancak mağazaya gidip ‘kokusu çabuk gidiyor’ demiş. Mağaza da ‘kullanmışsınız ne değişim ne iade yapabilirsiniz’ demiş. Ben tam hukuki haklarından bahsederken dedi ki ‘Mağazaya bir mail attım maile sizi de ekledim’ mağaza müdürü de ‘biraz bekleyin’ demiş. İki gün sonra da sorununun çözüldüğünü söyledi’ şeklinde konuştu.’GÜNDE YAKLAŞIK 300 SMS, DİREKT MESAJ, MAİL VE WHATSAPP MESAJI GELİYOR’Birden çok mecradan mağdurların ulaştığını dile getiren Ağaoğlu, ‘Günde yaklaşık 300 SMS, direkt mesaj, mail ve whatsapp mesajı geliyor. Ben bunlara cevap vermediğim zaman şunu fark ediyorum, bazıları süreli. Örneğin yarın pazartesi. Yedinci günü doluyor. İtirazda bulunmazsa, hakkındaki icra takibi kesinleşecek. Adamın malına mülküne haciz gelecek. Oysa anlatılanı okuduğunuzda adam suçlu değil. İşte bu sorumluluk duygusuyla geceleri kalkıyorum. Acaba gözden kaçan mesaj var mı, diye bakıyorum. Aslında çoğu da haklı ya da yasayı bilmeyen vatandaşların serzenişleri var’ dedi’NEREDEYSE AİLE HAYATI KALMIYOR’Günün çoğu vaktini tüketiciler ayırdığını belirten Ağaoğlu sözlerine şöyle devam etti: ‘Okuyabildiğim tek şey mevzuat. Tüketicinin hakkını nasıl korurum? Bu da yoruyor, hırpalıyor. ‘Bırak o zaman’ diyeceksiniz, bırakamıyorsunuz. Arkanızda ağlaşan birileri varken nasıl dönüp gidebilirsiniz. Denizde boğulmak üzere olan birini görünce ‘elim ıslanmasın’ deyip arkanızı dönüp gidebilir misiniz? Hayır yapamazsınız. Vicdan sahibiyseniz yapamazsınız. Neredeyse aile hayatı kalmıyor. Gece-gündüz, cumartesi, pazar hiç fark etmiyor. Saat 10.00-10.30 olamadan giyeceğim kıyafete karar verme hakkım yok’Anadolu’nun çeşitli yerlerinden hediyeler aldığını ifade eden Ağaoğlu, ‘Bir mağdur Çerkezköy’den bana bal getirdi. 250 gram bir kavanozda. Toplantı çıkışı lobide kendini tanıttı. Balı hediye etti. Hiç unutmuyorum. Sanki bana 250 kilo altın dolu bir bavul getirdi. Mahcubiyet en korktuğum şey.  İnsanları mahcup etmek istemiyorum. Bir de bana mağdurların kırılmasını istemiyorum’ dedi.Görüntü Dökümü: ——————Aydın Ağaoğlu röportaj-Genel ve detay – İstanbul

Bir önceki yazımız olan Nevresim Takımı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment